İÇİNDEKİLER
ARAMA:

MAHLÛKÂTA HİZMET

İstanbul Aksaray’daki Vâlide Câmii’ni yaptırmış olan Pertevniyâl Vâlide Sultan vefat ettiğinde, kendisini sâlih bir kimse rüyâsında güzel bir makâmda gördü ve sordu:

“– Yaptırdığın mâbed dolayısıyla mı Allâh seni bu makama yükseltti?”

Pertevniyâl Vâlide Sultan:

“– Hayır.” dedi.

O sâlih zât şaşırarak:

“– O hâlde hangi amelinle bu mertebeye ulaştın?” diye sordu.

Vâlide Sultân şu ibretli cevabı verdi:

“– Çok yağmurlu bir havaydı. Eyüb Sultan Câmii’ne ziyârete gidiyorduk. Yol üzerinde kaldırım kenarında oluşan su birikintisi içinde cılız bir kedi yavrusunun çırpındığını gördüm. Faytonu durdurdum; yanımdaki bacıya:3

«– Git, şu kediciği al; yoksa zavallı boğulacak!..» dedim.

Bacı ise:

«– Aman Sultânım! Senin de benim de üstümüz kirlenir.» deyip getirmek istemedi.

Ben de onu kırmamak için arabadan kendim inip çamurun içine girdim ve o kedi yavrusunu kurtardım. Kedicik titriyordu. Acıdım ve onu kucağıma alıp, iyice ısıttım. Çok geçmeden zavallıcık canlanıverdi.

Allâh Teâlâ bu yüce makamı, işte o kediye olan bu küçük hizmet ve merhametimden dolayı bana ihsân eyledi.”

KISSADAN HİSSE:

İnsan rûhunun ulaşacağı olgunluk semâsına çıkış yolu, merhamet ve hizmet basamaklarından geçmektedir. Bu bakımdan her müslüman hizmet ve merhameti kendisinin bir tabiat-i asliyesi hâline getirmeli ve onun en fârik vasfı bu olmalıdır.